Cemaat bir birini suçluyor... Haklı olan kim?

Türkiye Gazetesi Cemaati olarak da bilinen Hüseyin Hilmi Işık (rahmetullahi aleyh) cemaati ile Abdülhakim Arvâsî (Üçışık) Efendi (rahmetullahi aleyh) Hazretleri'nin evladları ve yakınları arasındaki "GERÇEK SİLSİLE" tartışması devam ediyor..
Hasseten sosyal medya üzerinde yürüyen tartışmayı kimsenin tarafını tutmadan veriyoruz. Her iki tarafın göndereceği (hakaret içermeyen) paylaşımları yayınlayacağız...

Türkiye Gazetesi Cemaati olarak da bilinen Hüseyin Hilmi Işık (rahmetullahi aleyh) cemaati ile Abdülhakim Arvâsî (Üçışık) Efendi  (rahmetullahi aleyh) Hazretleri'nin evladları ve yakınları arasındaki "GERÇEK SİLSİLE" tartışması devam ediyor..

Hasseten sosyal medya üzerinde yürüyen tartışmayı kimsenin tarafını tutmadan veriyoruz. Her iki tarafın göndereceği (hakaret içermeyen) paylaşımları yayınlayacağız...

Bugün facebook üzerinde paylaşımda bulunan Üçışık ailesi mensubu kişiler İhlas Holding tarafındaki kişilerin kendilerini sahte işlerle suçladıklarını iddia ederek şunları kaydetti:

* * *

(Ahmet Cüneyt Arvâsî Üçışık, A Neyir Üçışık ve Ahmet Şefik Üçışık ile birlikte.)

Silsile tahrifatçısı gürûhun troll hesabları, "mürşid, müceddid, kutbüzzaman, sahibüzzaman vesaire" diye yutturmaya çalıştıkları kişilerin gerçekte birer madrabaz oldukları herkes tarafından öğrenilince ve bu sahtekârlıklara dair verecek cevapları da olmayınca, uzun bir süredir internet'i hallaç pamuğu gibi atarak üzerimize savuracakları çamur malzemesi arayışı içerine kıvranıyorlar.

Bu sahtetekârlığı duyuranlar hakkında, bırakın çamuru, atacak bir toz tanesi dahi bulamayan troller, "denize düşen yılana sarılır" diyerek bu sefer de sosyal medya ile alâkası olmayan, profesör ve doçent akrabalarımızın katıldığı bazı mesleki toplantılar ve röportaj verdikleri TV kanallarından malzeme çıkarma arayışı, çarpıtma ve belden aşağı vurma teşebbüslerine giriştiler.

Bu şekilde yayınlar yapmaları, yalan dâvalarını müdafaa etmekteki acizliklerini göstermektedir.

Biz de istesek, internet'te kısa bir gezinti ile onların itibar ettikleri kişilerin katıldıkları toplantılardan, biraraya geldikleri kişilerden, hattâ yazdıkları yazılardan kolayca malzeme çıkartırız.

Ama mesele bu değil; meselenin aslı, Abdülhakîm Efendi Hazretleri'nin müridânının birer birer ahırete irtihâl etmesini fırsat bilerek, intisâbı dahi olmayan bir kişiyi ve kurduğu Saadet Zinciri'ni, Silsile-i Âliyye tabir edilen Nakşibendî Silsilesi'ne montajlama, kaynak atma gayreti ve bu suretle müslümanların mânen aldatılıp maddeten dolandırılmasıdır.

Halbuki, mürşid, müceddid, kutbüzzaman, sahibüzzaman vesaire diye pazarlanmaya çalışılan kişilein bizzat kendilerinin yer aldıkları gayri ahlâki programlar, sanatçıların üzerine çikolata dökmek gibi mübtezellik akan davranışlar, helikopterle dizi setine baklava servis etmeler, Yurtbank ve Egebank bankalarından sonra, İflas Finans ile gerçekleşetirdikleri soygun, başdanışmanları olan eski CIA şefi Marc Abiler'in sayesinde mal varlıklarına el konulmasının durdurulması, Bilderberg toplantısına katılmaları vesaire apaçık ortadadır.

Bu sahtekârların, kendi yalan dâvalarını müdafaaları mümkün değilken, bu gibi bel altı vuruşlare tevessül etmeleri de fayda etmeyecek, hem dünyada hem ukbâda rezil rüsva olacaklardır.

Unutulmamalıdır ki, Allahü teâlâ imhal eder (mühlet verir), ancak asla ihmâl etmez.

YUKARIDAKİ PAYLAŞIM LİNKİNİ VERDİĞİMİZ FACEBOOK PAYLAŞIMIDIR BİZ HABER DEĞERİ GÖRDÜĞÜMÜZ İÇİN VERDİK.. TEK HARFİNE DOKUNMADIK.

Haberi 21 Temmuz 2018, 08:18 tarihinde Şeyhmus Diyarbekirli eklemiş,  ve 3 yorum yapılmıştır.
İlgili Diğer Haberler - TÜMÜ
YukarıGeriAna Sayfa
Ye'cûc Me'cûc ve Korona
31 Mayıs 2020, 00:01

ALINTI YAZILAR

Tüm Yazarlar

YAZARLARIMIZ

Tüm Yazarlar

Son Eklenen Galeriler

Anket

Bayram namazı kılmak mümkün müydü?





  Diğer anketler

Facebook