Bugün:8 Ağustos 2020 Cumartesi

İSTANBUL
Mehmet Şevket Eygi
Mehmet Şevket Eygi ( )

Müslümanlar Böyle Yapmamalıdır

Eklenme Tarihi : 04 Ocak 2020, 00:01
Okunma: 1163 Yorum: 0

Merhum MEHMET ŞEVKET EYGİ üstadımızın sitemiz için özel olarak verdiği yazıları sırayla yayınlıyoruz.. Bu yazıların tüm hakları sitemize aittir. Kaynak verilmek suretiyle kopyalanabilir iktibas edilebilir.
AYRICA: Ruh-u şeriflerine bir Fatiha okumadan yazısını okumaya başlanılmaması önemle rica olunur.

1. Çocuk yaramazlık yapıyor, annesi veya babası uslu durursan seni gezmeye götüreceğim diyor, çocuk bu vaade inanarak uslanıyor ve sonra anası veya babası sözünü tutup onu gezmeye götürmüyor. Annenin veya babanın bu hareketi münafıklıktır.

2. Beş vakit namaz kılan dindar bir ana baba, oğullarının veya kızlarının lisede ve üniversitede iyi ve başarılı bir öğrenim yapmasını, parlak bir meslek sahibi olmasını, hayata atıldığında çok para kazanıp lüks yaşamasını istiyor. Bu istek, Müslümana yakışmaz. İslâmiyet’te önemli olan, çok para kazanmak, lüks yaşamak, dünyada zevk u safa sürmek değil; iyi Müslüman olmak, iyi insan olmaktır. Çok para kazanmak, lüks hayat sürmek insanı azdırır ve felaketine sebep olur.

3. İslâm’ın kesin şekilde yasak ve haram kıldığı büyük günahlardan biri gıybettir. Gıybet, bir kimsenin arkasından, doğru da olsa, duyduğunda onun hoşlanmayacağı sözler söylemektir. Eğer söylenen sözler doğru değilse iftira olur.

Et-Teratibü’l-idariye adlı kitapta okumuştum: Resûlullah Efendimiz (salat ve selam olsun ona) zamanında Medine’ye bir kervanla iki Bizanslı (Rum) doktor gelmiş. Bir müddet kalıp hastaları tedavi etmişler. Sonra başka bir kervanla ülkelerine dönmüşler.

Onlar gittikten sonra Resûlullah Efendimiz, “Gıybet olmayacağını bilseydim, o iki doktordan hangisinin kuvvetli doktor olduğunu size söylerdim” demiş. Bakın, dinleri İslâm değil, uzaktan gelmişler, çekmiş gitmişler, ama Peygamber (s.a.v), çok mâsum gibi görünen bir değerlendirmeyi bile yapmıyor. Çünkü doktorlardan biri bunu duysa üzülecekti. Biz zamane Müslümanları gıybet konusunda maalesef çok kötü durumdayız.

4. Yedi kişilik bir sofra düşünün. Çorba, yemek, pilav ve tatlı, yedişer porsiyon pişirilmiş ve getirilmiş. Sofradaki herkes bunlardan birer porsiyon yerse doyacak. Sofradaki iki kişi, birer porsiyon değil de, ikişer porsiyon yerse ne olur? Ötekiler doymazlar, mahrum kalırlar… Bu bir haksızlık ve adaletsizlik olur. İşte bütün Türkiye de, büyük bir sofraya benzer. 70 küsur milyon halkın bir iki milyonu haddinden ve hakkından fazla yerse, geri kalanların bir kısmı doymaz, aç kalır...

Şu anda ülkemizdeki zengin azınlık haddinden fazla yiyor. İstanbul Boğaziçi’nde, Tarabya taraflarında süper zenginler için bir lokanta varmış, lüks ve pahalı balığın porsiyonu 500 (yazı ile beşyüz) liraymış. Bunu bir günlük gazetedeki köşe yazılarından birinde okumuştum.

Ramazanlarda bazen istemeye istemeye lüks ve israflı iftar ziyafetlerine gidiyorum, o bolluğu, o çeşitliliği, o şatafatı, o ihtişamı, o debdebeyi anlatmaya kalemimin gücü yetişmez. Zenginlerimiz böyle tıkınır ve beslenirken, altta kalan fakirlerin canı çıkıyor.

Yüce İslâm dini, Kur’ân-ı Kerîm, Sünnet ve Şeriat böyle adaletsizlikleri, dengesizlikleri, eşitsizlikleri kabul etmez. Bu gibi manzaralar gerçek bir İslâm toplumunda görülmez. 22 Mart 2011 − Mehmet Şevket Eygi − harbidenhaber.com özel yazıları

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları harbidenhaber.com web sitesine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Yazıyı 04 Ocak 2020, 00:01 tarihinde Mehmet Şevket Eygi eklemiş, ve 0 yorum yapılmıştır.
Yazarın Diğer Yazıları - Tüm Köşe Yazıları
YukarıGeriAna Sayfa

ALINTI YAZILAR

Tüm Yazarlar

YAZARLARIMIZ

Tüm Yazarlar

Son Eklenen Galeriler

Anket

YENİ DÖNEMDE MASKE TAKMAYANLARA CEZA






  Diğer anketler

Facebook