Bugün:21 Temmuz 2019 Pazar

İSTANBUL
Alperen Çelikbaş
Alperen Çelikbaş ( bilgi@harbidenhaber.com )

Kur'ân Çarpsın Sizi...

Eklenme Tarihi : 15 Haziran 2017, 06:40
Okunma: 1300 Yorum: 0

Çeşitli tarihî, kültürel ve sosyal sebeplerden dolayı zamanımızda İslâm dünyası buhranlar içinde çalkalanmaktadır. Dinî otorite ve ona bağlı sahih kurumlar ya yıkılmış, yahut büyük darbeler yemiştir.

Nevzuhur birçok bid’at fırkaları Müslümanları ifsad etmektedir: İngiliz casusu, mason olduğu, belgeleriyle sabit Cemalüddin Afganî, talebesi bozuk fikirli Muhammed Abduh, yine İngiliz taraftarı Reşit Rıza gibi Neo-Selefiye önderleri meselâ..

Telfik-i Mezahib (4 hak mezhebin hükümlerini, bilhassa kolaylıklarını birleştiren sapıklar) ve mezhebsizler.. Sonra Mevdûdîyye fırkası. Bugün birçok imamı da etkisi altına almış en tehlikeli fırkalardan bir diğeridir.

Mevdûdî, 1979’da ABD’de ölene kadar türlü sapıklıklar ile Pakistan İslâmî hareketine ve ezik bazı Müslümanlara hayli zarar vermişti. Gazeteci olduğu için parlak sözleriyle insanları zehirleyebilmiş, İslâm’ın temel iman akidesinden kadere yer vermemiş, icazetli olmayan biriydi. Bu rezil, ashab-ı kirâma dil uzatıp, Peygamberimize (s.a.v) bile töhmetle “günah işlediği için Tevbe Sûresi âyetleri nazil oldu” demişti.

Kelâm-ı Kadîm’in dahi istismar edildiği bir devir “Ahir (son) zaman” Bundan ondört asır önce Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) Kıyamet yani “Saat’in (kıyamet anlamında Kur’ânî tâbir) İşaretlerini” (Arapça “Eşrâtu's-Saa”) haber verdi.

Bunlar ahir zamanda (zamanın sonları) ortaya çıkacak olan, kıyâmet'in yaklaştığını gösteren belirtiler olup “Küçük Alametler” (Alâmât-ı Suğra) ve “Büyük Alametler” (Alâmât-ı Kübrâ) olmak üzere iki kısım.

Kur’ân ile de bildirilen kıyamet, Peygamberimiz (salat’u selâm olsun ona) tarafından tafsilatlı olarak anlatıldı. Ne yazık ki bugün giderek artan fitnelerle Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ve hadîs-i şerîf’leri yani Sünnet geçersiz kılınmaya çalışılıyor.

Oysa kıyamet hakkında Peygamberimizin (s.a.v) mucizeten bildirdiği büyük ve küçük alametler incelendiğinde görülecektir ki, bunlar peş peşe zuhur ediyor. İnsanları bu fitnelere karşı uyaran, Efendimizin (s.a.v) vekilleri, vârisleri, halifeleri makamındaki muttaki fukaha, meşayih, mürşid-i kâmil büyükler ise maalesef görülmüyor.. Ortadakiler hep müsvedde...

Hal böyle olunca Kur’ân dahi istismar ediliyor, insanlar dinin yerine hevalarını geçiriyor!. Arapça dahi bilmeyen, Kur’ân ve fıkıh bilgisi kendinden menkul bazıları, eline bir meâl almış, ahkâm kesiyor, “bana göre şöyledir” diyebiliyor, hattâ “Kur’ânî özgürlük..” gibi abuk teliflerle insanları zehirliyorlar. İşte bunlar için diyorum ki: “Kur’ân çarpsın sizi...”

Allah hepimizi ıslah eylesin. Ahir zaman fitnelerinden muhafaza eylesin. Bu tür adamların çoğalması ve bunlara itibar edilmesi beni ziyadesiyle üzüyor. Müslüman akıllı olmalı. Akıllara ziyan bu fitnelere kapılmamalı.

* * *

Küfürbaz muhatabından korkar, onunla boğuşmak yerine mâsum anasına, babasına, dünyaya getirmesine yardımcı olan ebesine küfreder. Tıpkı bunun gibi, günümüz Müslümanlarının bazıları da İslâm düşmanları ile cedelleşmekten korkuyor, İslâm ile boğuşuyorlar.

Kıyamet alametlerinden biri de Müslümanların eziklik ve korkaklığı.. Gâvurun cüreti artacak, Müslümanlar çoğunluk oldukları halde korkacak! “Onlar bir kertenkele deliğine girse, siz de gireceksiniz” ve “size bir Vehn (korku) musallat olacak” hadîs-i şerîf’lerini hatırlayınız..

Bir meşhur ilahiyatçı “Kur’ân Müslümanlığı” diye bir şey yumurtladı. Bu fitne yayıldı ve yeni yetme ilahiyatçılar da bu Cehenneme giden kervana katılmakta adeta yarıştılar..

Geçenlerde bir kitap geldi adresime. Teşekkür ettim ama beğenmedim. “Kur’ânî özgürlük isteyenler için..” diyor. Para ya da şöhret amaçlı en hafifinden. Be adam bunlara ne gerek var? Onca icazetli Ehl-i Sünnet âlimi varken biz bu dini; ilâhiyat tahsili bile olmayan senden mi öğreneceğiz?

İslâm dini tamamlanmış, bu dini anlatan ve hakkıyla yaşayan ilmiyle amil; Peygamber vârisleri, muttaki, âmirine bi’l-maruf ve nâhine ‘ani’l-münker ulema, fukaha, meşayih, mürşid-i kâmil büyükler gereken açıklamaları yapmış, fetvaları vermişler. Yeni yetme, icazetsiz ve hiçbir ilmi olmayan şöhretperestlere itibar ahmaklıktır.

Gazalî varken falancaya kim gider? Akılsız gider. Dersiâm Ömer Nasuhi Bilmen gibi bir muhterem hocaefendi, Mustafa Asım Köksal gibi değerli Türk alimleri varken yeni yetme icazetsizlerin sözde fetvalarına kim itibar eder? Akılsızlar, ancak akılsızlar...

#Alperce: Allah korkak Müslümanı da cesur Müslümanı da sever ama en ziyade İslâm kahramanlarını sever. Cesur olamıyorsak bari dine hainlik etmeyelim, vebáli ağır olur, sonu Cehennem’dir. 15 Haziran 2017

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları harbidenhaber.com web sitesine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Yazıyı 15 Haziran 2017, 06:40 tarihinde Alperen Çelikbaş eklemiş, ve 0 yorum yapılmıştır.
Yazarın Diğer Yazıları - Tüm Köşe Yazıları
YukarıGeriAna Sayfa
Yere düşmekle cevher...
20 Temmuz 2019, 00:03

ALINTI YAZILAR

Tüm Yazarlar

YAZARLARIMIZ

Tüm Yazarlar

Facebook