Bugün:21 Kasım 2019 Perşembe

İSTANBUL
R. Ercan BİTİKÇİOĞLU
R. Ercan BİTİKÇİOĞLU ( beyefendi@harbidenhaber.com )

M. Antaki, Pardon?

Eklenme Tarihi : 16 Ekim 2019, 00:01
Okunma: 850 Yorum: 0

Zaman, mekân, çevre, ırk, ekol, kültür, medeniyet gibi faktörlerin hepsi veya her biri san’atkârın ve eserinin tekevvününde (oluşumunda) farklı ve mühim roller oynar.

Suriye’li kadın romancı Miriam Antaki’nin Amerika’da yayınlanıp Hemingway Ödülü kazanan “Les Versets du Pardon” (Bağışlama Mısraları) adlı romanı, Filistinli bir aktivist olan Ahmet’in anlatımıyla bir aşk hikâyesi çerçevesinde Filistin-İsrail savaşını ve iki ülkenin tarihini anlatan bir misâldir san’atkâr ve eserinin tekevvününde...

Fakat biz bu romandan hareketle siyasî tekevvünümüze bakmak istedik...

Suriyeli bir Hristiyan olan Antaki’nin bu romanı, Müslüman, Hristiyan ve Yahudilerin bir arada yaşayabileceğine dair bir savunma niteliğinde...

Lâkin Miriam Antaki kâmil anlamda empati yapamamakta, hristiyan kimliği Müslümanlara bakışta ciddî hatalar da yaptırmaktadır.

Meselâ Antaki, roman kahramanı Ahmet için terörist diyor... Oysa anlaşıldığına göre Ahmet; Filistin’in İsrail terör devletine kıyamında (intifada) rol alan zavallı bir aktivisttir yalnızca...

Ve M. Antaki’nin “Les Versets du Pardon”u ile siyasî tekevvün bahsini birleştirme latifemizde PARDON dışında da mühim faktörler var...

Önem sırasına göre anlatalım:

Türkiye aydınları ya da kendini aydın sanan bazıları sürekli Türkiye aleyhine yazar çizerler... Bunlar Antaki gibi hristiyan da değillerdir gûya...

Onlar bu toplumun ekmeği ile büyümüş, bu coğrafyada yetişmişlerdir.

Lâkin para ve şöhret limanlarında yüzlerini kıble dışında yönlere çevirmiş ve Antaki’lerden çok daha gâvur olmuşlardır toplum nezdinde...

Antaki, sonuçta üç toplumun bir arada yaşayabileceğini, hattâ farklı ırklar ve dinlerden de olsalar birbirlerine aşık gençlerin evlenebilecekleri tezini işliyor, yanlış bir felsefeyle de olsa barışa ulaşma gayesi var!..

Bizim yerliler ise barış değil savaş istiyorlar. Üstelik iç savaş...

CHP ve yandaş kalemlerinin BARIŞ PINARI HAREKÂTINDAKİ tavırlarına nasıl bakacağız?

Bunları mâsum fikriyat farkları olarak mi, yoksa halkına tepeden bakan adından başka halkçılığı kalmamış jakoben tavırları olarak mı bakmak durumundayız? Elbette ikincisi...

Yüzyıllardır dünyaya en başta asalet, merhamet, insaniyet ve feraseti ile ün salmış necip Türk milleti günümüzde ne kadar bozulmuş olursa olsun yine de tarihinden verasetle intikal eden bu güzel hasletlerinden fazla şey kaybetmiş değildir.

Millî feraset, Barış Pınarı harekâtına tam destek veriyorken... harekât hakkında Batı medyasının bile çekinerek kullandığı tâbirleri kullanmak vatan hainliği değilse nedir?

Türkiye’nin en büyük talihsizliği halkın kendi istediği, kendi gibi olan samimi ve güzel insanları yönetici olarak tayin edebilmekteki sıkıntıdır..

Birileri birtakım siyasi partiler kuruyorlar, sonra parti yönetimindekiler kimi isterlerse onlar vekil oluyor, hükûmet kurup iktidar oluyorlar...

Ya da onlar muhalefet  koltuklarına oturup CHP gibi goygoyla vakit öldürüyorlar... İyi bir muhalefete sahip olamamak da iyi bir iktidardan mahrumiyet kadar trajiktir çünkü...

Bu yüzden siyasî tekevvünümüz (siyasî oluşumlarımız) tam anlamıyla bir Türkiye Talihsizlik Tarihidir... Allah sonumuzu hayreyleye.. 16.10.2019

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları harbidenhaber.com web sitesine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Yazıyı 16 Ekim 2019, 00:01 tarihinde R. Ercan BİTİKÇİOĞLU eklemiş, ve 0 yorum yapılmıştır.
Yazarın Diğer Yazıları - Tüm Köşe Yazıları
YukarıGeriAna Sayfa

ALINTI YAZILAR

Tüm Yazarlar

YAZARLARIMIZ

Tüm Yazarlar

Facebook